Baş ağrısı, çocukluk çağında sanıldığından daha sık görülen bir yakınmadır. Ancak birçok çocuk, ağrısını net tarif edemediği için ya da şikâyetler geçici kabul edildiğinden, değerlendirme gecikebilir. Çoğu zaman çocuklar; baş ağrısı günlük yaşamını etkilemeye başladığında veya basit önlemlerle geçmediğinde bir uzmana yönlendirilir.
Aileler baş ağrısını zaman zaman yorgunluk, okuldan kaçınma ya da geçici bir durum olarak yorumlayabilir. Oysa bazı baş ağrıları, özellikle tekrarlayıcı ve çocuğun işlevselliğini bozan durumlarda, altta yatan nedenlerin araştırılmasını gerektirir.
Okul çağındaki çocuklarda baş ağrısı görülme sıklığı geniş bir aralıkta bildirilmektedir. En sık karşılaşılan nedenler arasında:
Enfeksiyonlara bağlı baş ağrıları genellikle hastalığın düzelmesiyle birlikte ortadan kalkar. Ancak primer (birincil) baş ağrıları olarak adlandırılan migren ve gerilim tipi baş ağrıları daha uzun süreli takip gerektirebilir.
Migren, çocukluk çağında da görülebilen, ataklar halinde gelen bir baş ağrısı türüdür. Çocuklarda migren erişkinlere göre bazı farklılıklar gösterir:
Küçük çocuklar ağrıyı sözel olarak ifade edemediğinde; huzursuzluk, içine kapanma, karanlık bir odada uyuma isteği ya da davranış değişiklikleri görülebilir.
Migren, erken yaşlarda başlayabilmesine rağmen tanısı çoğu zaman daha geç konur.
Evet. Gerilim tipi baş ağrısı, çocukluk çağında en sık görülen baş ağrısı türlerinden biridir.
Bu ağrı genellikle:
olur ve çoğu zaman çocuğun günlük aktivitelerini tamamen engellemez.
Aralıklı gerilim tipi baş ağrılarında; stres, okul uyumu, sınavlar veya çevresel etkenler rol oynayabilir. Süreğen (kronik) baş ağrılarında ise psikososyal stres faktörleri ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Prof. Dr. Selahattin Katar, çocuk nörolojisi, epilepsi ve yenidoğan nörolojisi alanlarında uzun yıllara dayanan klinik ve akademik deneyime sahip bir hekimdir.